ahmed arif


tanımları artı sayısına göre sırala
başlık içinde ara

 <<

  1. (bkz: etme gel ay karanlık)
    (smyrzr 26/07/2012 01:22)
  2. ahmed arif'in şair olduğu dönemde yeni şairler için orhan veli ve nazım hikmet olmak üzere iki selef vardı. o nazım hikmet'i takip etmiştir.
    (uvey 25/10/2012 00:02)
  3. körsem, senden gayrısına yoksam, bozuksam, can benim, düş benim, ellere nesi...

    (buyukayivebraderi 04/12/2012 10:13)
  4. uy havar!
    muhammed, isa aşkına,
    yattığın ranza aşkına,
    deeey, dağları un eder ferhadın gürzü!
    benim de boş yanım hançer yalımı
    ve zulamda kan - ter içinde asi,
    he desem, koparacak dizginlerini
    yediveren gül kardeşi bir arzu
    oy sevmişem ben seni...

    toplumsal gerçekçi, kıymeti sonradan anlaşılan yazar, şairlerden, çok şaşırtıcı değil zaten bu durum. hem hasreti, sevdayı, hem insanlarını böylesine güzel anlatabilen -ikisi bir arada olmuyor genelde, birini yapan diğerine duyarsız kalıyor- ender insan.

    öyle yıkma kendini
    öyle mahsun öyle garip...
    nerede olursan ol
    içerde, dışarda, derste, sırada,
    yürü üstüne üstüne
    tükür yüzüne celladın
    fırsatcının, fesatcının, hayinin...
    dayan kitap ile
    dayan iş ile
    tırnak ile, diş ile
    umut ile, sevda ile, düş ile.
    dayan rüsva etme beni.

    (birkartanesilol 04/12/2012 10:32)
  5. haberin var mi tas duvar?
    demir kapi, kör pencere
    yastigim, ranzam, zincirim,
    ugruna ölümlere gidip geldigim,
    zulamdaki mahzun resim,
    haberin var mi?
    görüsmecim, yesil sogan göndermis,
    karanfil kokuyor cigaram
    daglarina bahar gelmis memleketimin...
    (suya nikahlanan hayat 07/03/2013 01:42)
  6. --- alıntı ---

    ahmed arif'in şiiri bir bakıma nâzım hikmet çizgisinde, daha doğrusu nâzım hikmet'in de bulunduğu çizgide gelişmiştir. ama iki şair arasında büyük ayrılıklar var. nâzım hikmet, şehirlerin şairidir. ovadan seslenir insanlara, büyük düzlüklerden. ovada akan «büyük ve bereketli bir ırmak» gibidir. uygardır. ahmed arif ise dağları söylüyor. uyrukluk tanımayan, yaşsız dağları «âsi» dağları. uzun ve tek bir ağıt gibidir onun şiiri. «daha deniz görmemiş» çocuklara adanmıştır. kurdun kuşun arasında, yaban çiçekleri arasında söylenmiştir, bir hançer kabzasına işlenmiştir. ama o ağıtta, bir yerde, birdenbire bir zafer şarkısına dönülecekmiş gibi bir umut (bir sanrı, daha doğrusu bir hırs), keskin bir parıltı vardır. türkü söyleyerek çarpışan, yaralıyken de, arkadaşları için tarih özeti çıkaran, buna felsefe ve inanç katmayı ihmal etmeyen bir gerillanın şiiridir. karşı koymaktan çok, boyun eğmeyen bir doğa içinde. büyük zenginliği ilkel bir katkısızlık olan atıcı, avcı bir doğa içinde.

    --- alıntı ---


    *
    (cameloque 09/06/2013 23:19)
  7. hasretinden prangalar eskittim kitabındaki şiirlerin bir bölümü leyla erbil için yazılmış. (bkz: leylim)
    (212 15/08/2013 17:34)
  8. yenisafak.com.tr

    "leylâ, canım,

    kayb, berbat ve sessizim...

    sessiz ve dolu: allahtan ki sen varsın. yoksa halim korkunçtu..."
    (paveseninkülleri 15/08/2013 18:15)
  9. --- alıntı ---

    ahmed arif, cemal süreya'ya öylesine inanır, onu öylesine sever ki, hiç görmediği halde, cemal süreya'nın kız kardeşiyle evlenmek ister

    "kardeşime söyledim. kız şaşırdı, ikisi de birbirini tanımıyor. evlen kız dedim. türkiye'nin en iyi şairi, dedim. zafer çarşısındaki kahvede sözleştik. tanışacaklar. aldım gittim kardeşimi. bekle bekle ahmed arif yok. kız bozuldu, onuruna dokundu. ertesi gün öğrendim ki, gömleği olmadığı için gelememiş."

    --- alıntı ---
    (introsu melekler tarafindan bestelenmis sarki 23/08/2013 16:33)
  10. baba insan baba şair.
    (buyukayivebraderi 23/08/2013 16:41)
  11. beni ağlatarak benden almışlığı da oluyor bazen, çok efkarlanınca.

    sus, kimseler duymasın,
    duymasın, ölürüm ha,
    aymışam yarı gece,
    seni bulmuşam sonra.
    seni, kaburgamın altın parçası.
    seni, dişlerinde elma kokusu.
    bir daha hangi ana doğurur bizi?
    (birkartanesilol 23/08/2013 17:04)
  12. seni sevmek,
    felsefedir, kusursuz.
    imandır, korkunç sabırlı.
    ipin, kurşunun rağmına,
    yürür, pervasız ve güzel.
    sıradağları devirir,
    akan suları çevirir,
    alır yetimin hakkını,
    buyurur, kitabınca…
    (marcos 26/09/2013 01:56)
  13. yüreğindekileri şiirleriyle haykıran bir suskundur o.
    çok samimidir dizeleri.
    kelimeleri evirip çevirmez.
    anlamak için ekstra zaman harcatmaz mesela.
    bir kez okuduysanız derinliğinde kaybolmuşsunuzdur bile.

    (çöpmadam 28/09/2013 22:11)
  14. (bkz: döğüşenler de var bu havalarda)
    (puskuut sutebatar 05/10/2013 13:05)
  15. bence
    ahmed arif'in 10 şiirinden 8'i güzeldir. bu da kendisinin ortalamanın çok üstünde bir şaiirliği olduğunu gösterir.

    sanatın acıları diri tutma gibi bir işlevi vardır. ve ahmed arif'in 33 kurşun şiiri van özalp'ta işlenen o katliamın acısını diri tutmuştur
    (aerkan 05/10/2013 13:52)
  16. ahmed arif, cemal süreya'yı çok sever. bu sevgisinden sebep, onunla akraba olmak ister. ona kız kardeşine talip olduğunu söyler. fakat daha cemal süreya'nın kız kardeşini hiç görmemiştir. süreya, doğal olarak bu istek karşısından şaşırır. fakat ahmed arif'in samimiyetine inandığı için bu teklifi kız kardeşine ileteceğini söyler. cemal süreya, kız kardeşine durumu anlatır ve kız kardeşi ahmed arif'le tanışmayı kabul eder. sözleşirler bir kahve içmek için. randevu vakti gelir. fakat ahmed arif randevuya gelmez. cemal süreya'nın kardeşi buna çok bozulur. gider durumu abisine anlatır. ahmed arif'in bu davranışına çok şaşıran şair, ahmed arif'e bu durumun sebebini sorar. mahçup ve onurlu bir mizaca sahip olan ahmed arif utana sıkıla cevap verir: " giyecek tek bir gömleğim vardı. o da kirliydi., kirli gömlekle kız kardeşinin karşına çıkmaya utandım," der.

    kendisini yine bir şair tanımlasın;

    biz inkâr eder, inkârı severiz;
    bayram hediyenizi iade ederiz
    biz mahcup ve onurlu çocuklarız
    başımızı kaldırıp bir bakmayız
    siz rüyalarınızda yaşayıp durursunuz
    siz güvercinleri gözlerinden vurursunuz
    siz ekmeğin hamurunu, aşkın hamurunu samandan yoğurursunuz
    siz rüyalarınızda yaşayıp durursunuz.. sezai karakoç

    (bkz: şahdamar)
    (muntekim gicirbey 03/11/2013 00:05)

<<
Bu Sayfa 0.0856 saniyede oluşturuldu.


cogito sözlük - 2014 |

duyuru | sitemap

sözlük hiçbir kurumla bağlantılı olmayan birkaç kişi tarafından düşünülmüş bağımsız bir platformdur. sözlük içerisindeki yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aiittir. sözlük bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. yazılan yazıların telifi bize ait değildir, çalınız çırpınız ama kaynak gösteriniz.