mimar sinan


tanımları artı sayısına göre sırala
başlık içinde ara

  >>

  1. islam dünyasının tüm zamanlarda ortaya atabildiği en büyük mimarlardan biri, belki de birincisidir. koca sinan olarak da bilinir. 1489-1588 yılları arasında yaşamıştır. selimiye camii, süleymaniye camii, mihrimah sultan camii, şehzade camii, haseki külliyesi, ibrahim paşa sarayı yüzlerce eserinden en bilinen bazılarıdır.

    kendisi aynı zamanda cumhuriyet döneminin mağdurlarındandır. "retrospektif faşizme" kurban gitmiştir:

    1935 yılında, saf türk olup, olmadığının öğrenilmesi için mezarı açılmış ve dönemin popüler meslek erbapları olan antropologlar tarafından, kafatası ölçülmüştür.

    otuzlu yıllarla birlikte, avrupa'da yükselişe geçen aşırı sağ görüşlerin, ülkemizde de yansıması olmuştur. milli değerler, varlıklar ve kahramanlar üzerinde çalışmalar yapılmıştır. batıda o dönemde var olan; "beyaz ırktan olmayan hiç kimse uygarlık tarihinde yüksek noktalara ulaşamaz" yargısı da, gerilimi sürekli artırmıştır. işte bu dönemde, avrupalı kaynaklarda, mimar sinan'ın soyu ile ilgili yapılan dedikodular, "mimar sinan sizden değil" iddiası, o zamanlardaki adı türk tarihini araştırma kurumu olan, türk tarih kurumu'nu harekete geçirmiş, hasan ferit çambel, afet inan ve şevket aziz kansu'dan oluşan bir ekip, bu konuyla ilgili olarak görevlendirilmiştir.

    süleymaniye külliyesine gelip sinan'ın mezarını kazan bu ekip, aldığı kafatasını incelemiş ve sonuçta, kafatasının "brakisefal" ırka mensup olduğu, mimar sinan'ın türk olduğu sonucuna ulaşmışlardır. elde edilen sonuç atatürk'e iletildiğinde, atatürk'ün verdiği tepki, mimar sinan'ın heykelinin yapılması olmuştur. bu heykel, 20 yıl sonra ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesinin bahçesinde açılmış ve daha sonra kağıt paralarımızın arka yüzünü de süslemiştir. heykelde mimar sinan'ın yüzü, eldeki kafatasına göre yapılmıştır.

    mimar sinan'ın kafatası, kabrinden alındıktan sonra, geri konmamıştır ve günümüzde nerede olduğu muallaktadır.
    (sadaret kethüdası 26/04/2011 13:04)
  2. kendini eserlerinde anlatmış sanatçı. koskoca eserlerini sanki eline alıp onlarla oynayarak yapmış gibi hesaplamış adam.

    sevdasının izleri istanbul'dadır hala. bir parçası edirnekapı'da, diğeri üsküdar'da.

    bu iki camii tek kişiye ithaf edilmiştir; mihrimah sultan.
    21 martta (gece ile gündüzün eşit olduğu gün olmakla birlikte mihrimah sultanın doğum günü olduğu söylenir.) iki caminin de görüldüğü bir yerden bakıldığında edirnekapı camii’nin tek minaresinin arkasından güneşin battığı üsküdar’daki caminin minareleri arasından ise ayın doğduğu görülür.
    zira, mihr-ü mah güneş ve ay manasındadır.
    (lacrimale 29/05/2011 01:27)
  3. istanbul'daki ilk eseri beşiktaş'taki (bkz: barboros hayrettin paşa) türbesidir.
    (darbeci matkap 29/05/2011 01:29)
  4. kendisi hakkında anlatılan hikayelerden beni en çok etkileyeni aşağıdaki hikayedir.

    --- alıntı ---

    şimdi 1500'lü yıllara gidin. o yıllarda yaşadığınızı düşünün. "birşeyler yazayım ama bu yazı 400 sene sonra okunsun" diyorsunuz. ne yapacaksınız? sizin bir mesajınız var ve bu mesajı 400 yıl sonra ilgili kişinin bulmasını istiyorsunuz.

    işte mimar sinan'ın da böyle bir derdi var. bir mesaj bırakmak ve bu mesajı ilgili bir kimsenin bulmasını istiyor. ve mimar sinan bunu başarıyor. nasıl mı? okumaya devam edin bu yazıyı...

    mimar sinan'ın (1490-1588) şaheserlerinden biri olan şehzadebaşı câmii'nin 1990'lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, câminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv'de şöyle anlatmıştı:

    "câmi bahçesini çevreleyen duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler görüldü. restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer aldı.

    biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşa edildiğini öğrenmiştik, fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık.

    sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.

    sökmeye kemerin kilit taşından başladık. taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

    şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kağıt vardı. şişeyi açıp kağıda baktık. osmanlıca bir şeyler yazıyordu. hemen bir uzman bulup okuttuk. bu bir mektup idi ve mimar sinan tarafından yazılmıştı. şunları söylüyordu:

    "bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. işte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."

    koca sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları anadolu'nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.

    bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insan üstü bir örneğidir. bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kağıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarın erişilmez özelliklerindendir. ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.

    --- alıntı ---
    (maximilianus 29/05/2011 01:31 ~ 29/05/2011 01:32)
  5. (bkz: turgut cansever)
    (baba kallavi 29/05/2011 03:18)
  6. (bkz: iki cami arasında aşk)
    (efsûs 17/11/2011 23:18)
  7. çeşitli kaynaklara göre sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 okul ve darülkurra, 22 türbe, 17 imaret 3 darüşşifa, 7 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 35 köşk ve saray, 6 ambar ve mahzen, 48 hamam olmak üzere sayılamayanlarla birlikte üç yüz elliyi aşkın yapı gerçekleştirmiştir.
    (uvey 09/12/2011 18:55)
  8. (bkz: mimar sinan eserlerini yaparken izleyip kesin yapamayacak diyen adam)*
    (sermed 09/12/2011 19:09)
  9. mimari, geometrik dehasını geçtim ki onlara zaten ulaşabileceğimizi zannetmiyorum, onun estetik olarak mimari zevk ve anlayışının yanından dahi geçemediğimiz yüce şahsiyettir.
    (exception 09/12/2011 19:37)
  10. bütün mimarlar yüksek, mühendisler de
    bir sen kaldın alçak mimar ey sinan usta!


    der, cemal süreya.
    (gomunistin gızı 03/02/2012 12:37)
  11. kabri süleymaniye nin boynu bükük köşesindedir.
    (ilgili kullanıcı hesabının sahibi 03/02/2012 12:46)
  12. (bkz: mimar sinan camii)
    (mutevehhim 03/02/2012 13:32)
  13. mimar sinan'nın büyükçekmece köprüsü üzerinde kazılı olan mühründe şunlar yazmaktadır. bu onun aynı zamanda mütevazı kişiliğini de yansıtmaktadır. el-fakiru l-hakir ser mimaranı hassa (değersiz ve muhtaç kul, saray özel mimarlarının başkanı)
    (atelofobi 17/02/2012 19:31)
  14. --- alıntı ---
    mimar sinan'ın nargile keyfi ve dehası

    mimar sinan, sultan süleyman döneminin yetiştirdiği en büyük usta.
    malûm kanuni sultan süleyman, imparatorluğunun gücünü ve ihtişamını göstermek adına süleymaniye camii'ni inşa ettirmişti.
    bu cami ve külliyesi 7 senede bitirildi. 7 yıllık bu uzun süre, kanuni'nin
    canını sıkmıştı. sinan'ın yapıyı neden bir türlü açmadığını anlamamıştı.
    o sırada her taraftan da dedikodular yağmaya başladı sultan'a.kanuni,
    durumu kendi gözleriyle görmek için bir ikindi vakti süleymaniye'ye gitti. muhteşem yapının içine girdiğinde sinan tam da söylendiği gibi caminin
    ortasında oturmuş nargilesini tüttürmekteydi.sultan gözlerine inanamadı.
    tok sesiyle ve bütün haşmetiyle "bu ne iştir mimarbaşı" diye haykırdı. oysa mimar sinan'ın içtiği nargilede tömbeki yoktu. içtiği sadece suydu. usta mimar, nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye çalışıyordu. mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl ulaştıracağını hesaplıyordu. bunun için anadolu'nun değişik köşelerinden 65 tane dev turşu küpü getirtti. bu küpleri içleri boş, ağızları dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirdi.amacına ulaşmıştı mimarbaşı. sesi, yüzlerce metrekarelik mekânın her köşesine, en iyi şekilde yaymayı başarmıştı. kanuni de, sinan'ın niyetini anlamış, ustasını hemen bağışlamıştı.

    bu anlattıklarımı, çevre ve orman bakanı veysel eroğlu "süleymaniye'nin sırları" başlığı altında e-postama gönderdi. "sırlar" şöyle devam ediyor:
    mimar sinan yapının içine bir de hava koridoru inşa etti. elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda, süleymaniye 275 dev kandille aydınlatılıyordu.sinan, bu kandillerden çıkan is camiye zarar vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye, orta kapının üzerine küçük bir odacık yaptırdı.binanın değişik köşelerine açtığı oyuklardan giren islerin bu odada toplanmasını sağladı. şaşırdınız değil mi? durun, daha bitmedi...ve adına da "is odası" denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu sinan. odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini damıttı.

    süleymaniye'nin duvarlarında gördüğünüz o muhteşem kalem işleri, yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan isten damıtılan o mürekkeple yapıldı. bütün bunlar günümüzden yüzyıllar öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle gerçekleştirildi.
    --- alıntı ---
    (atelofobi 13/03/2012 22:41)
  15. (bkz: koca sinan)
    (uvey 09/04/2012 22:06)
  16. dünyanın en büyük mimarlarından frank lloyd wright 'ın dünyadaki en büyük mimarlardan biri mimarsinan biri benim dediği mimardir kendisi.

    eserlerine gereken önemi hala veremediğimiz hala onu anlayamadıgımıza sadece umarsızca taklit ettiğimiz bir mimardir.

    anadolunun yapısını halkini inanclarını ve yasam bicimi cok iyi bilen bir mimar olduğu kadar aynı zamanda kent tasarimcisidir kendisi.
    (işık savaşçısı 09/04/2012 22:31)
  17. hassa mimarlik ocağının başında 50 yıl mimari faaliyet icerisinde bulunmuş ve 3 padişah dönemi görmüş geçirmiş mimardır.
    (işık savaşçısı 09/04/2012 22:40)
  18. 450 yıl öncesinden seslenerek ustalığını yine takdir ettiren, ilaveten bizi rezil etmeye de devam eden dahi. önce haberi okuyalım:

    --- alıntı ---

    önceki gün van'da sohbet ederken, ak parti genel başkan yardımcısı hüseyin çelik, "mimar sinan'ın eserlerinde bunca yıldır taş oynamadı, çünkü harcında namus var" demişti. yüzlerce yılda kaç deprem, kaç afet gördü o yapılar... evler, mahalleler, şehirler yıkıldı. onlar hep yerinde kaldı.
    mimar sinan'ın van'daki, hatta doğu'daki tek eseri hüsrevpaşa külliyesi... acaba erciş'te ve van'ın bazı mahallerinde taş taş üstünde bırakmayan deprem yüzlerce yıllık külliyeye ne yaptı? allah biliyor ya, hiç kuşkumuz yok binanın selametinden. ama yine de gidip gözlerimizle görmek istiyoruz.

    bir çatlak bile yok
    hüsrevpaşa külliyesi tam van kalesi'nin altında, göz alabildiğine uzanan bir arazinin üzerinde. uzaktan görünür görünmez anlıyoruz ki, sapasağlam duruyor yerinde. yaklaştıkça külliyenin güzelliği beliriyor önümüzde.
    bir tek çatlak, yıkıntı, tek bir hasar yok külliyede. 1567 yılında, yani 444 yıl önce nasıl inşa edildiyse, öyle duruyor. caminin duvarları, çeşmeler, medrese... hepsi "mimarbaşı"nın elinden çıktıkları gibiler.
    pardon, içinde bulunduğumuz alanda parça parça olmuş bir duvar var: külliyenin girişine restorasyon sırasında altı ay önce yapılan duvar... o yerle bir.
    van kalesi'nin öte yanında, hepi topu iki kilometre ötede evler yıkılmış, çatlamış, yerle yeksan olmuşken 1567 yapımı külliye kim bilir kaçıncı depreminde sonra yine ayakta.
    ne demişti hüseyin çelik? "o eserlerin harcında namus var."

    --- alıntı ---

    yetkililerin yaptığı açıklamaya göre restore edilen duvar yıkılmış, çünkü depremin olduğu günlerde çalışmalar devam ediyormuş ve restorasyonu yapan müteahhit firma işi henüz teslim etmemiş. dalga geçer gibi bir de böyle bir açıklama yapıyorlar. ne yani iş teslim edilmeden önce duvarlara demir, çimento takviyesi yapıp "kaydet" deyip öyle mi teslim ediyorlar işi. yapamamışsınız işte. ya malzemeden çalmışsınız, ya becerememişsiniz, olmamış!!!

    sen rahat uyu büyük usta diyeceğim ama, eserlerin bu zihniyettekilerin elindeyken nasıl rahat uyuyacaksın ki...
    (exception 07/07/2012 21:08)
  19. "bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştireceğinizi bilmiyorsunuz" diyordu. mektubun devamında kemerin nasıl onarılacağını anlatan mimar sinan, 469 yıl sonrasına da ışık tutmuş oldu. kemerin onarımı mektuptaki gibi yapıldı. şehzadebaşı camii ile birlikte büyük ustanın birçok eserlerinde de mektuplar bırakarak yol gösterdiği anlaşıldı."

    yukarda da geçtiği gibi bu kısma akıl sır ermiyor arkadaş.
    (asdasdasdas 05/10/2012 15:39 ~ 05/10/2012 15:40)
  20. sevdanın gücünü yedi düvele göstermiş büyük sanatkar.
    (naif 05/10/2012 16:51)
  21. twitter' da birisi kensinin adıyla hesap açmış. ve attığı tweet:

    "ben aslında tıp istiyordum"

    www.cogitosozluk.net


    (hâmi 19/10/2012 14:18)
  22. eğer şu zamanda yaşamış olsaydı ay da namaz kılıyor olabilirdik.
    (rusty ryan 19/10/2012 15:06)
  23. eğer şu zamanda yaşamış olsaydı ali ağaoğlu evrim skalasında primatlık aşamasında kalırdı.
    (falcon of makalu 19/10/2012 15:15)
  24. eğer şu zamanda yaşamış olsaydı süleymaniye de türbesi olmazdı.
    (ilgili kullanıcı hesabının sahibi 19/10/2012 15:17)
  25. --- alıntı ---
    kanuni olmak kolay, sinan'ı bulmak zor. çünkü dünyayı güzelleştirmek, dünyaya hükmetmekten zor.
    --- alıntı ---
    *
    (guest 07/12/2012 11:30)

>>


Bu Sayfa 0.1036 saniyede oluşturuldu.


cogito sözlük - 2014 |

duyuru | sitemap

sözlük hiçbir kurumla bağlantılı olmayan birkaç kişi tarafından düşünülmüş bağımsız bir platformdur. sözlük içerisindeki yazıların tüm sorumluluğu yazarlarına aiittir. sözlük bu yazıların doğru olduğu hakkında bir teminat vermez. yazılan yazıların telifi bize ait değildir, çalınız çırpınız ama kaynak gösteriniz.