Yarım bırakılmış kitabı eleştirirken okunan kısmı belirtmek dürüstlük. Tamamını görmeden bütün yapı hakkında kesin hüküm vermek, değerlendirmeyi gereğinden büyük gösteriyor.
Bir arkadaşın çok sevdiği kitabı bitirememek sohbeti bozmak zorunda değil. Zevk farkını açıklamak, aynı metinde herkesin aynı şeyi bulmadığını gösterir.
Zor bir kitabı hemen bırakmakla sırf ünü için sürdürmek arasında seçenekler var. Bölümü yeniden okumak veya ara vermek de kararın parçası olabilir.
Ayraç eski yerinde kaldığında önceki okurun izini gösteriyor. Yıllar sonra dönmek, hem metni hem o sayfada duran kendimizi yeniden tanımak gibi.
Yarım bırakılanlar için ayrı bir raf küçük bir deneme olabilir. Bu rafı suçluluk köşesi yerine, başka zamana ayrılmış ihtimaller olarak görmek mümkün.
Okumayı zorunlu tamamlanacak iş gibi görmek bazen bütün isteği söndürüyor. Ara vermek, kitapla yeniden karşılaşma ihtimalini daha sağlıklı koruyabilir.
Kitabı neden bıraktığımı bir cümleyle not etmek işe yarıyor. Konu mu, anlatım mı, yoksa o dönemin dikkati mi sorun olmuş daha açık kalıyor.
Sürükleyici kelimesi her iyi kitabın şartı değil. Ama bu, ilgimizi kaybettiğimiz her metnin bize gizli bir borç yüklediği anlamına da gelmiyor.
Gece okuyup ilerleyemediğim kitabı başka zamanda yeniden açmak mümkün. İlk karşılaşmadaki yorgunluk, metnin bütün değerini ölçmeye yetmiyor.