Odaya giren hafif rüzgârın perdenin ucunu oynatması yeterli olabiliyor. Mekânın değişmesi her zaman büyük bir yeniden düzenleme gerektirmiyor.
Pencereyi açınca ilk gelen kokuyu fark etmek ilginç. Sokakta neyin değiştiğini, bazen dışarı çıkmadan önce havanın içindeki küçük işaretler söylüyor.
Havalandırmak kelimesi gündelik ve gösterişsiz. Ama kapalı mekânın yalnızca düzenlenerek değil, dışarıyla ilişki kurarak da değişebildiğini anlatıyor.
Akşam kitap açmadan önce odanın havasını değiştirmek hoş. Dışarıdan gelen kısa sesler dinip yerleşince, okumanın başlangıcı da daha belirgin hissedilebiliyor.
Pencereyi açmak küçük bir eşik hareketi. Dışarıdaki günle içerideki hayatın arasına, yalnızca kapının yaptığı kadar kesin bir çizgi çekmemiş oluyoruz.