Her boşluğu konuşarak doldurma alışkanlığı müzik dinlerken de ortaya çıkıyor. Bazen birkaç saniyeyi olduğu gibi bırakmak, duymayı derinleştirebiliyor.
Bir parçayı yalnızca duraklarına dikkat ederek dinlemek ilginç. Melodiyi tanısak bile bekleyişin nerede uzadığını ilk kez fark edebiliriz.
Es kelimesi küçük ama işlevi büyük. Yazıda noktanın yaptığına benzer biçimde, müzikte de zamanın nasıl bölüneceğini anlatıyor.
Gece dinlenen müzikte küçük boşluklar daha görünür. Odanın kendi sesi parçanın arasına girdiğinde, dinlemek yalnızca kaydı takip etmek olmuyor.
Müzikte ara, sesin yokluğundan daha fazlası. Bir notanın ardından gelen bekleme, duyduğumuz şeyi zihinde tamamlamak için alan bırakabiliyor.