Kahve lekesiyle altı çizili cümle bazen aynı sayfada buluşuyor. Kitabın kusursuz kalmasıyla okunmuş olması arasında seçim yapmak gerekmese de izler korkutucu değil.
Ödünç alınmış kitapta kalıcı işaret bırakmak okuma sevgisinin mazereti olamaz. Yapışkan kâğıt veya ayrı defter, düşünceyi korurken başkasının sayfasına saygı gösterir.
Notun yanına tarih koymak eski okuru tanımayı kolaylaştırıyor. Aynı cümlede yıllar önce başka bir kelimeye takılmış olmak, değişimin somut bir izi.
Kenar notlarını ay sonunda ayrı bir sayfaya toplamak ilginç bağlantılar gösterebilir. Birbirinden uzak kitaplarda aynı meseleye dönüp durduğumuzu görürüz.
Bazı sayfalarda hiçbir iz bırakmamak da bir okuma biçimi. Her duyguyu hemen kayda geçirince metnin ritmi, küçük bir belge düzenleme işine dönüşebiliyor.
Not alırken aklıma takılanı yazmak, özeti kopyalamaktan daha verimli geliyor. Metnin söylediği zaten sayfada; benim neye takıldığım orada hazır bulunmuyor.
Kenar notlarında tam cümle kurma zorunluluğu olmaması güzel. Bir ok, bir kelime veya küçük bir ünlem, o düşüncenin yolunu yeniden buldurabiliyor.
Gece okunmuş bir sayfadaki soru işareti, ertesi sabah başka görünüyor. Not, metnin sabit anlamından çok okumanın yapıldığı anı da saklıyor.