Bazı sayfalarda hiçbir iz bırakmamak da bir okuma biçimi. Her duyguyu hemen kayda geçirince metnin ritmi, küçük bir belge düzenleme işine dönüşebiliyor.
Not alırken aklıma takılanı yazmak, özeti kopyalamaktan daha verimli geliyor. Metnin söylediği zaten sayfada; benim neye takıldığım orada hazır bulunmuyor.
Kenar notlarında tam cümle kurma zorunluluğu olmaması güzel. Bir ok, bir kelime veya küçük bir ünlem, o düşüncenin yolunu yeniden buldurabiliyor.
Gece okunmuş bir sayfadaki soru işareti, ertesi sabah başka görünüyor. Not, metnin sabit anlamından çok okumanın yapıldığı anı da saklıyor.