Tanıdık yolda kulaklık takmadan yürümek başka bir harita açıyor. Adım sesi, dükkân uğultusu ve uzak trafik, yolu gözden önce kulakta tarif ediyor.
Aynı yola bakarken bir ayrıntı seçmek güzel bir deneme. Bugün yalnızca kapılara, yarın ağaçlara dikkat etmek, güzergâhı değiştirmeden bakışı değiştiriyor.
Rutin kelimesinin kötü bir ünü var. Oysa düzenli tekrar, sevilen bir davranışın her gün yeniden pazarlık konusu olmamasını sağlayabiliyor.
Akşam aynı sokaktan geçmek, bir kitabın tanıdık sayfasını yeniden açmaya benziyor. Ne olacağını bilmek bazen sıkıcılıktan çok rahatlık veriyor.
Aynı yoldan yürümek her zaman meraksızlık değil. Tanıdık güzergâh, yön bulmaya ayrılan dikkati başka düşüncelere bırakabiliyor.